Masalların bölümleri - Özgün Masallar - Masal, Masallar, Masalları - Masal.biz
Masal, Masallar, Masalları Online
Ziyaretçi
3
 

Sitede Ara Webde Ara
Tüm Arananlar
 
 
 
Özgün Masallar


Masalların Bölümleri
Türk masalında üç bölüm vardır.

1-Tekerleme (masal başı).
2-Asıl bölüm (masalın kendisi).
3-Masal sonu (üç elma).

Tekerleme örneği ;

`Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde!` dedikleri bir günde, memleketin birinde, insanın kıt olduğu bir yerde; develer tellâl iken, pireler berber iken, ben evimizin ortacığına oturmuş, bir anamın, bir de babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, anam kaptı maşayı, babam kaptı dolmayı. Baktım maşa yakacak, dolma da saçmalayacak, korktum kaçtım. Kaçtım kaçmasına ya, bir de baktım ki ancak bir arpa boyu yol gitmişim. İşte o zaman önüme üç dükkân çıktı. Birinin çatısı, birinin kapısı, birinin de duvarı yok. Hiç durmadım, çatısı olmayan dükkâna girdim. Duvarda asılı üç tüfek gördüm. Birinin mermisi yok, biri kırık, biri sağlam. Hemen mermisi olmayanını aldım, dışarı çıktım. Az gittim uz gittim. Yol üstünde üç tavşan gördüm: Birinin canı yok, birinin bacağı kırık, birinin canı var. Son ikisine kıyamadım, . gittim ölü tavşanı vurdum. Onu aldım, heybeme koydum. Hiç durmadım, az gittim, uz gittim. Yol üstünde üç dere gördüm. Birinin suyu yok, birisi kupkuru, biri de yamyaş. Suyu olmayanında tavşanı yüzdüm, ayıkladım, temizledim, bir güzelce de yıkadım. Orada durmadım, gittim. Yol üstünde önüme üç tencere geldi. Birinin dibi yok, birinin dibi delik, biri de eh, şöyle böyle sağlam. Dibi olmayan tencerede tavşanımı pişirdim. Tabak sıyırmacasına yedim, yedim. Karnım doydu doymasına ama, gözüm aç. Yaladım yuladım. Dipsiz tencereye yeniden büyük bir iştahla saldırdım. Saldırdım ya, dudaklarımda hâlâ bir lokmacığın izi yok. Orada da durmadım. Az gittim, uz gittim. Dere tepe düz . gittim. Yol üstünde üç adam gördüm: Biri görür ama, topal. Biri görmez ama, sağlam. Birinde ise ne göz kalmış, ne ayak.

Üç elma örneği ;

Ben de, bu sözlerimde yalan varsa; anlatanın yalancısıyım. Anlatıcı da böyle demiş, masalcı da böyle söylemiş, derleyici de böyle derlemiş. Sonunda mavi gökten yere, üç altın elma düşmüş. Biri anlatana, biri masalcıya, birisi de derleyiciye. Derken gökten üç elma düşmüş. Biri meleğe, biri şehzadeye, biri de görüp duyduklarını anlatana.

Ekleyen: Yönetim - 04.02.2009 - 1958 Okuma - 19 Yorum
« Önceki Sonraki »
Bu Hikaye Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?
 

İsminiz
E-Mail
Yorum
 
.
Özgün Masallar
Honaz Dağındaki Düğün
İnatçılığın Sonu Iki Inat
Yalnız Yaşayan Kurt
Keçi Kızı
Pamuk , Şeker Ve İstemem
Öğretmen Ve Toplum
Ördek Okulu
Masal Tekerlemeleri
Etkili Masal Anlatmanın P
Masalların Bölümleri
Masal çeşitleri
Masal özellikleri
Masal Nedir
Güzeller Güzeli Rosa
Kara Tren
Aslan`ın Sarayı
Darı Başakları
Ağaçların Gövdelerini Kem
Kötü Kalpli Büyücü
Fare Ile Deve
Tüm Özgün Masallar
 
 
Copyright © 2009 Masal.Biz Her Hakkı Saklıdır. | Araba oyunları | Fırınlar | Hikaye | Site Haritası