Arama :

|  Bize Ulaşın

İçerik Ekle

Sitemizde 4626 masal bulunmaktadır.


Çocuk Masalları >> Yaramaz Fare Yavruları Masalı

YARAMAZ FARE YAVRULARI

Zaman zaman içinde,
Kalbur saman içinde.
Bir fare ailesi varmış.
Varmışta
Başlarını sokacak,
Bir evleri yokmuş.

Bir gün,
Anne fare ve baba fare:
-Her ailenin bir evi var,
Bizim de olsun, demişler.
Hemen ev aramak için,
Yollara düşmüşler.
Günlerce orası senin, burası benim,
Dolaşmışlar.
Beğendikleri yerlerden de
Hemen ayrılmak zorunda kalmışlar.
Çünkü kimisi de kapan varmış,
Kimisinde kedi.
Ev sahipleri ise onlara karşı çok öfkeli...
Aramaktan yorulmuşlar,
Ama bıkmamışlar.
Sonunda da,
Güzel bir ev bulmuşlar,
Çokta mutlu olmuşlar.
Üstelik ne kapan varmış ne de kedi.
Burası tam aradıkları gibi.
Evin içine dalmışlar, kıyıyı köşeyi koklamışlar,
Yuva olarak bir elektrik prizinde karar kılmışlar.
Burası çok güzelmiş.
Birazcık kazmayla istenilen hale gelmiş.

Anne fare eve yerleşince, eşine:
-Bana bak efendi, demiş.
Bu evden hiç bir şey aşırmayacaksın,
Hele mutfağa hiç dalmayacaksın.
Dahası hısım akrabayı da çağırmayacaksın.
Bizden haberi olmamalı insanların,
Tadına varalım mutlu yaşamanın.

Baba fare bunları memnuniyetle kabul etmiş.
Çünkü ev aramaktan tabanları şişmişmiş.
Yuvaldan dışarıya bir tünel kazmışlar,
Yiyeceklerini hep başka yerlerden almışlar.
Mutlu günleri başlamış.
Ne ev sahibi derdi varmış ne de kira,
Kışları dönmüş bahara.

Gel zaman git zaman yavruları da olmuş.
Yuvaya neşe dolmuş.
Yavrular biraz büyüdüklerinde bir gün,
Anne karşısına almış yaramazları,
Anlatmış bir bir durumlarını. Sonra da:
-Çok sessiz olacaksınız, demiş.
İnsanlar bizim varlığımızı hiç bilmeyecekler,
Yoksa düşmanımız olan kediyi hemen getiriverirler.
Bu evde gördüğünüz hiç bir şeyi almayacaksınız,
Yuvadan dışarıya izinsiz çıkmayacaksınız.
Anne sözü bu, dinlememek olmaz,
Sonra derler “bu yavrular çok yaramaz”.
Yavrular kendi aralarında karar almışlar,
Hiç bir yaramazlık yapmamışlar.
Yuvaları güzelmiş, genişmiş.
Herkese yeterli yer varmış.

Yalnız en küçükleri çok meraklıymış,
Yuvayı boydan boya kaplayan,
Sarılı kırmızılı telleri boyuna kokluyor,
İnceliyor, bir anlam veremiyormuş.
Bir gün annesine sormuş:
-Bunlar ne? Diye.
Annesi dilinin döndüğünce,
Kendi bildiğince anlatmış:
-Bak oğlum, demiş. Bunları bende bilmiyordum.
Rahmetli dedenden duydum.
İnsanlar bunlara
Elektrik kabloları diyorlar.
Tavanlarındaki ışığın gücünü bunlardan alıyorlar.
Onlar için çok gerekli ve yararlıymış.
Yalnız çok da zararı varmış.
Kablolarla asla oyun oynamamalı,
Çünkü bunların içinde ince teller varmış.
Elektrik denen şey onlardan akarmış.
Dedeniz derdi ki:
Bunların içindeki tellere dokunmak tehlikeliymiş,
Dokunanı kül edermiş.
Dahasını da bildiğince anlatmış,
Yavrularını elektriğin tehlikeleri konusunda uyarmış.
Yavrular öğrenmişler, öğrenmişler ama
Küçücük akılları pek ermemiş anlatılanlara.
Hem faydalı, hem de zararlı, olur mu ama?

—Siz siz olun çocuklar, elektrik tellerinden ve elektrikli aletlerden uzak durun-

Anne fare her fırsatta,
Öğüt üstüne öğüt vermiş.
Yavrularsa annelerine, onlarla oynamayacaklarına
Söz verirlermiş...
-Biz akıllı yavrularız,
İnan senin sözünden hiç çıkmayız!
Derlermiş.
Her çocuk gibi bizim yaramazlar,
Gün geçtikçe büyümüşler.
Oyun dünyasına dalıp,
Kendilerinden geçmişler.

Günlerden bir gün, Anneleriyle babaları,
Uzaktaki bir akrabaya ziyarete gitmişler.
Gitmişler de zamanında yuvaya gelememişler.
Yavrularına yiyecek getirememişler.
-Çok açıktım! demiş birisi.
-Yiyecek olsa da yesek, demiş diğeri.
Köşe bucak dolaşmışlar,
Yuvayı karış karış aramışlar,
Bir lokma yiyecek bulamamışlar.
-Şu kablolar, demiş en küçük yavru,
-Sanırım yiyecek olsa gerek.
Annemiz babamız bunları dar günler için saklıyorlar,
Bizi de kandırıyorlar.
Ortancalardan birisi söze karışmış:
-Baksanıza ne tatlı renkleri var,
Üstelik kokusu da canlar yakar.
Deneyelim derim ben!
Bu sözler tartışmayı başlatmış.
Olur mu? Olmaz mı? Nasıl yaparız?
Biz akıllı yavrularız...

Her kafadan bir ses çıkıyormuş,
Kimse kimseyi dinlemiyormuş.
Sonunda korka korka kablolara yaklaşmışlar,
Her biri bir yandan koklamışlar,
Kıyısını köşesini dolaşmışlar,
Teller cansız öylece yatıyormuş.
Üstelik hiç de tehlikeli gibi görünmüyormuş.
En cesaretli olan afacan kabloyu ısırıvermiş.
-Kalın ve tatlı bir kabuğu var! demiş.
Açlık zaten hepsinin başına vurmuşmuş,
O anda artık olanlar olmuş.
Her birisi bir yandan kabloları tellere kadar kemirmişler,
Bir anda yıldırım çarpmışa dönmüşler.
Sonu ne oldu, diye sormayın.
Siz siz olun tehlikeli şeylerle oynamayın.
Şimdi bu masaldan da bir ders çıkaralım,
Kulaklarımıza küpe yapalım.
Ben derim ki:
“Büyüklerin sözlerine kulak vermeli,
Onların tecrübelerine güvenmeli.”
Ben derim ki çocuklar
“-Her kural bir nedenden olur,
Kurallara da mutlaka uyulur!”
(Halime Ninenin Masalları adındaki kitaptan)

BEKİR CANER

Etiketler

Yaramaz Fare Yavruları Masalı oku, Yaramaz Fare Yavruları Masalı dinle, Yaramaz Fare Yavruları Masalı özeti, Yaramaz Fare Yavruları Masalı kısa özeti, Yaramaz Fare Yavruları Masalı çocuk masalı, , 

Facebook'ta Paylaş

Mete Han "Toprak Milletindir, Rüyada Salça Görmek yorumları, Tembel Adam Masalı çocuk masalı, Uykucu Kavun Masalı sebze masalı, Kan Ve Onur Romanı kısa özeti, Söz Geri Dönmez özeti, Bu Sefer Farklıydı Fıkrası oku, Rüyada Bağırmak yorumları, Rüyada Kayış Görmek yorumu, Rüyada Judo Görmek yorumu, Gurbette İslamı Bulanlar özeti, Hansel Ve Gratel Masalı özeti, Dövüşçü Aslanla Yaban Domuzu Masalı oku, Rüyada Ses Duymak yorumları, Otuz dokuz defa tik,